Allame-i Fikir.com – Tasarım ve Donanım Blogu
microsoft olarak etiketli yazılar
Apple vs. Microsoft
27 May
Bilgisayar şirketi Apple, piyasa değeri olarak en büyük teknoloji şirketi oldu ve yazılım şirketi Microsoft’u geçti.
BBC’nin internet sitesinde yer alan habere göre, son dönemde özellikle yeni tablet bilgisayarı iPad satışlarıyla gündemden düşmeyen Apple, Nasdaq’da liderliği ele geçirdi.
New York Borsası dün kapandığında Apple’ın hisseleri yüzde 0,45 oranında değer kaybederek, 244,05 dolara geriledi, Apple, piyasa değeri 222,07 milyar dolarla ExxonMobil’in ardından ikinci sıraya yerleşti.
Microsoft’un hisseleri ise dün yüzde 4,07 oranında değer kaybederek, 25,01 dolara geriledi ve şirketin piyasa değeri 219,18 milyar dolarda kaldı.
Microsoft’tan Acı İtiraf
23 May
Kısa süre öncesine kadar Windows Vista’yı her ortamda savunan Microsoft’un patronu Steve Ballmer, Vista’yla ilgili şaşırtıcı itiraflarda bulundu.
Bir üst düzey yöneticinin kolay kolay hatalarını kabul ettiğini görmüyoruz. Bu yüzden Microsoft’un CEO’su Steve Ballmer’ın açık yüreklilikle yaptığı itiraflar herkesi şaşırttı. Bu itirafların merkezinde ise, Microsoft’un başını çok fazla ağrıtan Windows Vista vardı.
Ballmer yaptığı bir konuşmada Vista’nın kendilerine çok zaman harcattığını ve sonucun tüm bu çabalara hiç değmediğini itiraf etti. Ballmer şunları söyledi: “Bu işi çok zorladık ve bu süreç esnasında yenilik geliştirebileceğimiz binlerce iş saatini boşa harcamış olduk ” diye konuşan Ballmer’ın bu sözleri muhtemelen pek çok Microsoft çalışanının hem fikir olacağı sözler.
VİSTA NEDEN BAŞARISIZ OLDU
Aslında Vista çok kötü bir işletim sistemi olmasa da, üst üste gelen hatalar ve şanssızlıkların da etkisiyle de Microsoft ‘un çok fazla başını ağrıttı . Daha en başta ard arda gelen ertelemeler, 5 yıl sonunda XP’nin çok üzerinde ve sorunsuz bir işletim sistemi beklentisi yarattı. Fakat Vista ilk piyasaya çıktığında sorunsuz değildi. Basının bu duruma sert tepkisinin yanı sıra, Apple’ın Vista’nın tüm günahlarına saldıran reklam kampanyası da Vista’nın zor durumunu daha da zorlaştırdı.
Bir de Intel’in baskıları ile tam olarak uyumlu olmayan cihazların üzerinde boy gösteren “Vista Uyumlu” etiketlerinin yarattığı sıkıntılar tüm bu sorunlara eklenince, Ballmer’ın bu samimi itirafının ne kadar doğru olduğunu görmek mümkün.
9 Yaşındaki Windows Mühendisi
20 May
Adı Marco Calasan sadece 9 yaşında, 3 dil biliyor ve Microsoft’un Windows 7 işletim sistemi ile ilgili 312 sayfalık kitabın’da yazarı…
Dünyanın en genç Microsoft sistem mühendisi olan Marco oluşturduğu internet TV sistemi ile de tüm ülkesine yayın yapıyor. 4 farklı Microsoft setifikasına sahip olmasına karşın o “normal” bir çocuk olduğunu savunuyor ve arkadaşlarıyla oyun oynarken kafasındaki tüm bilgileri unuttuğunu söylüyor.
Marco gelecek ay Karadağ’da kendi İnternet Protocol Televizyonu (IPTV) hakkında bir sunum yapacak. Marco, tüm Makedonya’ya yüksek kaliteli görüntü yayını yapan sistemini engellilerin de yararlanabileceği şekilde geliştirmiş. Üsküp’te bulunan Psikoloji Enstitüsü’nden Profösör Elena Achkovska-Leshkovska diğer ileri zekâlı çocuklardan farklı olarak Marco’nun duygusal ve sosyal becerilerinin de çok yüksek bir seviyede olduğunu belirtti.
Türeticiler ve Dijital Pazarlama
8 Şub
Türetici Nedir?
Özellikle geçtiğimiz 2 yıllık süreç de hayatımıza giren bu kavram çok yeni ve dijital pazarlama açısından çok önemli bir
kavram. Türetici yani Tüketici + Üretici = Türetici. Bu kavram Microsoft Türkiye Pazarlama Grup Müdürü Mehmet Nuri Çankaya tarafından ortaya atıldı…
Peki bu kavram neyi ifade ediyor? Ülkemizde Online Dijital dünyayı kullanan çok büyük bir kitle var. Bu kitleyi rakamsal olarak ifade etmek gerekirse Ülkemizde MSN Live Messenger ürününü kullanan yaklaşık 30 milyon kullanıcı var. Bunun yanı sıra yüzdesel olarak çok düşük seviyelerden bir anda Facebook kullanımı olarak çok yüksek yerlere gelmiş bulunuyoruz… Türkiye Facebook kullanımı açısından dünya 4.sü. Bunların ardından da dijital mobil cihazların değişmesi ve televizyonun kullanım pratiklerinin de değişmesiyle alan iyice genişlemiş ve çok farklı sahalara doğru kaymaya başlamıştır.
Kondratiev adlı bir rus professörün araştırmaları göz önünde bulundurulduğunda sektörde her 60 – 70 yıllık periodda ciddi değişiklikler olduğunu görmekteyiz. Kondratiev bu araştırmaları geçmişin buharlı makinelerinden beri yapmaktadır. 70′li yıllara baktığımızda ciddi anlamda bilişimin oluşmakta olduğunu görmekteyiz. 2000 li yıllarda ise bunun artık bir olgunluk düzeyine olduğunu görüyoruz…
Peki bu gelişim sürecinde 2010 yılının önemi ne? Herşeyden önce 2010 bu anlamda insanların bu ürünleri tam anlamıyla kullanıkları bir yıl olacak ve bu etkileşim ortamında fikirler, düşünceler online ortamda hemen paylaşılıyor, yorumlanıyor veya yayılıyor olmaya eskisinden daha güçlü bir şekilde devam edecek…
Mehmet Nuri Çankaya‘nın örneklerinden devam etmek gerekirse Crowd Spirit oluşumu örnek verilebilir. Crowd Spirit‘in web sayfasına baktığımızda ( http://www.crowdspirit.com ) bir takım donanımsal ürünler görmekteyiz. Bu sitede eğer bir fikriniz varsa fikrinizi bu sahada özgürce açabiliyorsunuz… Bu sistem içersinde fikirlerini açan tüketiciler dışında üreticiler de var… Bu noktada diğer kullanıcılar sizin fikirlerinizi oylamya başlıyor ve eğer üreticiler kafalarına yatan bir ürün bulurlarsa buna sponsor olup fikri bir prototip üretme aşamasına taşıyorlar. Bunun ardından üretilen ilk prototipler fikrin sahibi olan tüketicilere gönderiliyor ve ardından ürün hayata başlıyor.
Alışılmış ürün yaşam döngüsünden farklı olarak burda ürünün sahibi aslında tüketiciler olmuş oluyor. Belki çoğumuz bilmez ama bugün sıklıkla kullandığımız flashbellek, webcam gibi pek çok ürün birer türetici ürünüdür.
Tüketici fikirlerinin kullanıldığı bir başka örnek ise Peugeot Design Contest. Peugeot ve Microsoft’un ortaklaşa
yürüttüğü projede Peugeot bir tasarım yarışması başlattı. Bu yarışma da tüketiciler kafalarındaki Peugeot tasarımlarını yapıp gönderdiler ve 1. 2. 3.ler seçildi. Bunun ardından bu arabalar Xbox 360 oyun platformunda bir araba oyununun içinde de yer aldı… Böylece tasarımlar sadece sanal dünya da kalmamış oldu ve bir oyun plantformunda da hayat bulmuş oldu. Bu proje marka bilinirliği yaratma açısından mükemmel bir hamleydi ama esas sürpriz Peugeot’da geldi ve Peugeot birinci olan aracı üretip AutoShow’da görücüye çıkardı. Böylece Tüketicinin yarattığı fikrin gerçek anlamda hayata döndüştüğünü gördük.
Kişiselleştirme 2.0
Yine Mehmet Nuri Çankaya’nın yerine cuk oturan terimlerinden birisi olan Kişiselleştirme 2.0. İnternetin kullanıcılarına sunduğu en büyük imkanlardan biriside kişiselleştirme şansının olmasıdır. Buna en güzel örnek ise Jessica Simpson’un İnternet üzerinden çıkarttığı A Public Affair adlı single çalışmasıdır.
Bu çalışmanın özelliği ise kullanıcının Jessica Simpson’un şarkısının içinde bir bölüme kendi ismini koyabilmesi imkanıydı. Böylece kullanıcı bu single çalışmasını bilgisayarına sanki kendisine özel bir şarkı yapılmış gibi download edebiliyordu. Tabii bu hamle Jessica’dan dinleyicilerine bir kıyak değil ciddi bir pazarlama stratejisiydi. Bu dosyayı download eden kullanıcının ilk yapacağı şey bu parçayı başkalarına dinletmek veya göndermek olacağından çalışma hızla yayıldı ve bir çok insan kendi adına özel parçayıda download etti. Böylece A Public Affair İnternet üzerinden yaptığı satışlarda müthiş bir başarı elde etti.
Dijital pazarlama da türeticilerin önemi işte bu… Tüketici fikirlerini kullanmayı akıl eden firmalar inanılmaz başarılara adım atmaya devam ediyor. Dijital pazar ve bu ürünlere sırtı dönenler ise malesef yerinde saymaya devam ediyor…