Allame-i Fikir.com – Tasarım ve Donanım Blogu
Trendler
Kendi Mobil Uygulamanı Kendin Yaz
1 Nis
Özellikle son yıllarda IPhon’un popülaritesini arttırması ile uygulama geliştirme başlı başına bir sektör haline geldi. Dijital ortamda gelişen her sektöre olduğu gibi tabi ki Google bu sektöre de el attı. Artık telefonlarımıza yardımcı olabilecek bir çok uyguluma, oyun vs. var.
Şimdi bir düşünelim. Sizinde aklınızda mobil ortam için faydaı olabileceğini düşündüğünüz bir uygulama var, ancak programlamayı nasıl yapabileceğiniz hakkında en ufak bir fikriniz yok… Bu noktada PhoneGap size yardımcı olabiliyor.
PhoneGap sayesinde artık mobil uygulama geliştirmek için Apple veya Google’ın kodlarını kullanmaya gerek yok. HTML ve JavaScript ile geliştirdiğiniz her türlü web uygulamasını telefon uygulamasına dönüştürebilirsiniz. Ayrıca Apple bu uygulamaları kabul edip AppStore’a kabul ediyor.
PhoneGap ile ayrıca lokasyon bilgisi, titreşim, ses, iletişim formu gibi etkleşimleride yapabiliyorsunuz…
Desteklenen sistemler ise IPhone, Android ve Blackberry
Adres: http://www.phonegap.com
PCTV & IPTV
10 Şub
Aslında pek çoğumuzun henüz aşina olmadığı bir konu bu… Ip TV hakkında bir miktar bilgi sahibi olanlarımız vardır ancak Pc Tv nin ne olduğunu henüz çoğumuz bilmiyoruz bile… Bunlar aslında teknolojilerin iç içe geçmesiyle ortaya çıkmış olan teknolojilerdir.
Sayısal olarak düşünürsek 2010 yılında ülkemizde 13 milyon civarında televizyon satılması bekleniyor. Bunun yanında ise 3 milyon civarında bilgisayar satılması bekleniyor yani bilgisayar satışı televizyon satışından daha az durumda. Ancak bu iki mecranın birleşmesi ortaya çok farklı içerikte sonuçlar çıkarıyor.
Amaç aslında hayatımızdaki 3 farklı ekranı, yani bilgisayarımızı, televizyonumuzu ve cep telefonumuzu bir araya getirebilmek. Özellikle windows 7 ile birlikte duyrulan Media Center bu iş için biçilmiş kaftan… Artık kullanıcılar bu sayede bilgisayarlarından Digi Türk, D Smart veya muadili herhangi başka bir yayın sisteminden faydalanabilecekler… Bunun sonucunda netbook, lap top gibi ürünleri 3G teknoloisi ile birleştirdiğinizde istediğiniz yayını istediğiniz yerde seyredebiliyor hale gelebiliyorsunuz veya kaçırdığınız bir yayını kaydedip sonra izleyebiliyorsunuz… Bu durumda ortaya yeni bir mecra çıkabiliyor ve siz kimin ne izlediğini de takip edebilir hale geliyorsunuz…
Bunun dışında Intel Atom işlemcinin başarısı sayesinde bu sistem bilgisayar dışında da kullanılabiliyor… Atom işlemci sayesinde teleizyonların içine işletim sistemi kurabilme olanağının ortaya çıkmasıyla PCTV de ortaya çıkmış oluyor…
Ancak IP TV’yi doğru anlamak gerekiyor. IPTV’yi eğer internet üzerinden televizyon izlemek olarak değerlendirmek yanlış bir düşünce biçimi olacak… IPTV televizyonda dahil tüm mobil cihazlar üzerinden istediğiniz yerden istediğiniz anda istediğiniz içeriği dilediğiniz gibi içerik izleme şansı tanıyan bir sistemdir.
Piyasada geçtiğimiz yıllarda banner veya text tabanlı arama motoru pazarlamaları (SEM) çok popüler uygulamalardı. kaldi ki popülaritelerini bugünde hala sürdürmekteler. Ancak artık pek çok kullanıcı bannerlara itimat etmemekte, tıklamamaktadır. Bu noktada IPTV yeni bir trend olarak ortaya çıkacaktır. Çünkü artık bu sistem sayesinde biz kimin ne izlediğini, ne zaman izlediğini birebir görebilmekte ve reklam stratejimizi belirlerken bunları kullanmamızı ve çok daha verimli sonuçlar elde etmemizi sağlayacaktır.
IPTV üç farklı tabana sahiptir. Bunlardan ilki bilgisayar tabanlı IPTV. Pek çok kullanıcı bilgisayar kullanırken
televizyonda seyretmektedir bu açıdan IPTV’nin bilgisayar tabanlı oluşumu kaçınılmazdır. 2.si Kutu IPTV (STB). Bu bazı kurumların üretecekleri kutuları satın alarak evimizde televizyonumuz üzerinden IPTV kullanabilmemizi sağlayan sistemler olacaktır. 3.sü ise Oyun Konsolu Tabanlı IPTV bu da Playstation, Xbox vs. konsollar üzerinden IPTV ye ulaşabileceğimiz platformlar olacaktır.
Tabi IPTV pazarlama imkanı olarak da ciddi bir sistemdir çünkü bu sayede herkesin ayrı yerlerde aynı yayını izleme şansını sunması ağızdan ağıza pazarlama için bulunmaz bir nimet… Ayrıca farklı seçenekler sayesinde eğer isterseniz yayın esnasında bir anket sorusu sorup bu yayaını izleyen herkesten anında cevaplar alabiliyor olmamız, yer merkezli hava ve yol durumunu öğrenebilmemiz, e ticaret olanaklarının farklı boyutlara taşınması, anlık mesajlaşma, arkadaşlık sistemleri, video oluşturma ve paylaşma vs. gibi pek çok sistem artık televizyonumuza ve yayın akışımıza IPTV sayesinde entegre olabiliyor.
Windows 7 Home Premium ve Professional ürünlerinde bütünleşik olarak gelen Media Center kolay anlaşılır arayüzü sayesinde kullanıcılarına bu hizmeti rahatça kullanma imkanını sunmaktadır.
Türeticiler ve Dijital Pazarlama
8 Şub
Türetici Nedir?
Özellikle geçtiğimiz 2 yıllık süreç de hayatımıza giren bu kavram çok yeni ve dijital pazarlama açısından çok önemli bir
kavram. Türetici yani Tüketici + Üretici = Türetici. Bu kavram Microsoft Türkiye Pazarlama Grup Müdürü Mehmet Nuri Çankaya tarafından ortaya atıldı…
Peki bu kavram neyi ifade ediyor? Ülkemizde Online Dijital dünyayı kullanan çok büyük bir kitle var. Bu kitleyi rakamsal olarak ifade etmek gerekirse Ülkemizde MSN Live Messenger ürününü kullanan yaklaşık 30 milyon kullanıcı var. Bunun yanı sıra yüzdesel olarak çok düşük seviyelerden bir anda Facebook kullanımı olarak çok yüksek yerlere gelmiş bulunuyoruz… Türkiye Facebook kullanımı açısından dünya 4.sü. Bunların ardından da dijital mobil cihazların değişmesi ve televizyonun kullanım pratiklerinin de değişmesiyle alan iyice genişlemiş ve çok farklı sahalara doğru kaymaya başlamıştır.
Kondratiev adlı bir rus professörün araştırmaları göz önünde bulundurulduğunda sektörde her 60 – 70 yıllık periodda ciddi değişiklikler olduğunu görmekteyiz. Kondratiev bu araştırmaları geçmişin buharlı makinelerinden beri yapmaktadır. 70′li yıllara baktığımızda ciddi anlamda bilişimin oluşmakta olduğunu görmekteyiz. 2000 li yıllarda ise bunun artık bir olgunluk düzeyine olduğunu görüyoruz…
Peki bu gelişim sürecinde 2010 yılının önemi ne? Herşeyden önce 2010 bu anlamda insanların bu ürünleri tam anlamıyla kullanıkları bir yıl olacak ve bu etkileşim ortamında fikirler, düşünceler online ortamda hemen paylaşılıyor, yorumlanıyor veya yayılıyor olmaya eskisinden daha güçlü bir şekilde devam edecek…
Mehmet Nuri Çankaya‘nın örneklerinden devam etmek gerekirse Crowd Spirit oluşumu örnek verilebilir. Crowd Spirit‘in web sayfasına baktığımızda ( http://www.crowdspirit.com ) bir takım donanımsal ürünler görmekteyiz. Bu sitede eğer bir fikriniz varsa fikrinizi bu sahada özgürce açabiliyorsunuz… Bu sistem içersinde fikirlerini açan tüketiciler dışında üreticiler de var… Bu noktada diğer kullanıcılar sizin fikirlerinizi oylamya başlıyor ve eğer üreticiler kafalarına yatan bir ürün bulurlarsa buna sponsor olup fikri bir prototip üretme aşamasına taşıyorlar. Bunun ardından üretilen ilk prototipler fikrin sahibi olan tüketicilere gönderiliyor ve ardından ürün hayata başlıyor.
Alışılmış ürün yaşam döngüsünden farklı olarak burda ürünün sahibi aslında tüketiciler olmuş oluyor. Belki çoğumuz bilmez ama bugün sıklıkla kullandığımız flashbellek, webcam gibi pek çok ürün birer türetici ürünüdür.
Tüketici fikirlerinin kullanıldığı bir başka örnek ise Peugeot Design Contest. Peugeot ve Microsoft’un ortaklaşa
yürüttüğü projede Peugeot bir tasarım yarışması başlattı. Bu yarışma da tüketiciler kafalarındaki Peugeot tasarımlarını yapıp gönderdiler ve 1. 2. 3.ler seçildi. Bunun ardından bu arabalar Xbox 360 oyun platformunda bir araba oyununun içinde de yer aldı… Böylece tasarımlar sadece sanal dünya da kalmamış oldu ve bir oyun plantformunda da hayat bulmuş oldu. Bu proje marka bilinirliği yaratma açısından mükemmel bir hamleydi ama esas sürpriz Peugeot’da geldi ve Peugeot birinci olan aracı üretip AutoShow’da görücüye çıkardı. Böylece Tüketicinin yarattığı fikrin gerçek anlamda hayata döndüştüğünü gördük.
Kişiselleştirme 2.0
Yine Mehmet Nuri Çankaya’nın yerine cuk oturan terimlerinden birisi olan Kişiselleştirme 2.0. İnternetin kullanıcılarına sunduğu en büyük imkanlardan biriside kişiselleştirme şansının olmasıdır. Buna en güzel örnek ise Jessica Simpson’un İnternet üzerinden çıkarttığı A Public Affair adlı single çalışmasıdır.
Bu çalışmanın özelliği ise kullanıcının Jessica Simpson’un şarkısının içinde bir bölüme kendi ismini koyabilmesi imkanıydı. Böylece kullanıcı bu single çalışmasını bilgisayarına sanki kendisine özel bir şarkı yapılmış gibi download edebiliyordu. Tabii bu hamle Jessica’dan dinleyicilerine bir kıyak değil ciddi bir pazarlama stratejisiydi. Bu dosyayı download eden kullanıcının ilk yapacağı şey bu parçayı başkalarına dinletmek veya göndermek olacağından çalışma hızla yayıldı ve bir çok insan kendi adına özel parçayıda download etti. Böylece A Public Affair İnternet üzerinden yaptığı satışlarda müthiş bir başarı elde etti.
Dijital pazarlama da türeticilerin önemi işte bu… Tüketici fikirlerini kullanmayı akıl eden firmalar inanılmaz başarılara adım atmaya devam ediyor. Dijital pazar ve bu ürünlere sırtı dönenler ise malesef yerinde saymaya devam ediyor…
Arama Motoru Optimizasyonu – SEO – 2
11 Oca

Başladığımız SEO konulu yazı dizimize 2. bölümüyle devam ediyoruz… Bu yazımızın konusu Link optimizasyonu. SEO konusunda en önemli noktalardan biri de sitenizin linklerini arama motoru kriterlerine göre ayarlamaktır ve bu 2. bölümde bu ayarlamaların nasıl yapılabileceğini göreceksiniz.
Bu 2. bölüme başlamadan önce kullanacağımız bir terim hakkında bilgi verelim. Bu terim “Anchor Text”. Peki nedir anchor text. Buna bir örnek üzerinden açıklama getirelim. <a href="http://www.allame-ifikir.com">Allame-i Fikir</a> Bu kod yapısı içinde adresten sonra gelen ve linkin görünen tarafını oluşturacak olan “Allame-i Fikir” bu link için Anchor Text i oluşturmaktadır. Bu kısa bilgiden sonra seo yazı dizimizin linklerle ilgili bölümüne başlayabiliriz.
Linkler – İç linkler, Gelen Linkler, Giden Linkler.
1- Gelen Linklerin Anchor Text leri: Linklerin anchor text lerinde anahtar kelimelerinizin bulunması iyi arama motoru dereceleri açısından çok önemlidir. Derece +3
2- Size Link Veren Sitelerin Menşei: Size link veren sitelerin arama motorları açısından güvenilir olup olmadığı da iyi dereceler elde etmeniz açısından önemlidir. Arama motorları için iyi bir PR kampanyası yürütebilmiş siteler her zaman daha güvenilirdir. Derece +3
3- .edu ve .gov Uzantılı Domainlerden Link Almak: Bu uzantılardan link almak zordur ancak arama motorları açısından bu uzantılı domainler güvenilir kabul edilmektedir. Derece +3
4- Size Link veren Sitelerin Sayısı: Genellikle ne kadar fazla olursa o kadar iyidir ancak bundan daha önemlisi yukarıda belirttiğimiz gibi sitelerin arama motorları açısından güvenilirliğidir. Derece +3
5- Verilen Linklerin Anchor Textleri: Yine önemli bir noktadır. Derece +2

6- Gelen Linklerin Yaşı: Size verilen linkler ne kadar uzun zamandır oradaysa dereceniz açısından o kadar iyidir. Derece +2
7- Rehberlerden Link Almak: Rehberlerden link almak yine öenmli ve tavsiye edilen bir sistemdir. Ancak hangi rehberlerden aldığınız önemlidir. DMOZ veya Yahoo Directorys gibi sitelerden link almak iyidir. Ancak sıfır arama motoru çalışması yapmış veya güvenilmeyen linkler ve bunlardan binlerce olamsı link spamming olarak değerlendirilebilir. Derece +2
8- Link Verdiğiniz Sitelerin Sayısı: Ne kadar az olursa o kadar iyi olur. Çünkü bu sayede verdiğiniz linklerin önemi artacaktır. Derece +1
9- Çok Fazla Link Vermek: Bu durum sizi şüpheli durumuna düşürür genelde verdiğiniz link sayısını 100 ün altında tutmalısınız… Çok fazla siteye link vermek siz şüpheli durumuna düşürecektir. Bu da sizin için iyilikten çok kötülük demektir. Derece -1
10- Link Spamming: Aynı siteden çok fazla link almak yine sizin derecenizi düşürecektir. Bu link spamming olarak değerlendirilir SEO açısından zararlıdır. Derece -1
11- Çapraz Linkleme: Kezinlikle kaçınmanız gereken bir durum. Örneğin bir arkadaşınızın sitesi var o size link verir siz de ona. Bu durum çapraz linklemedir ve SEO dereceniz açısından çok zararlı olacaktır. Derece -3
12- Tek Pixellik Linkler: Bu hile arama motorları tarafından tespit edilmekte ve bu hileye başvuran sitelerin güveilirlikleri düşürülüp arama sonuçlarında arka sıralara düşürülmektedir. Derece -3
Geleceğin Tüketicileri – F Kuşağı!
20 Ara
MediaCat dergisininde geçtiğimiz aylarda ele aldığı konuyu araştırdık, okuduk, yorumlarık yazıyoruz
Vaktinin çoğunluğunu facebook ve muadili sosyal ağlarda geçiren, internetsiz bir dünyada hiç yaşamamış bir nesil f kuşağı. F kuşağının mensupları gençlik hakkında bilinen tüm klişe bilgileri sarsar nitelikte.
F kuşağı, kendisinden önceki kuşak nasıl televizyonsuz dünya hakkında fikir yürütemiyorsa, internetsiz bir dünyada yaşamayı hayal bile edemiyor. Cep telefonu adeta temel tüketim maddelerinden biri halinde. Bu kitlenin önceki nesillerden farkı hayatlarını “online” ve “offline” olarak iki farklı alanda yaşıyor olması. Bu iki alan gün geçtikçe birbirine daha da yaklaşmakta hatta bazen online kısmı gerçek hayatın bile önüne geçip daha gerçekçi gelebiliyor.
İlgi alanları ele alındığında ise öne çıkan olgu ise kuşkusuz sosyal ağlar. Kuşak bütün sosyalleşme faaliyetleri, bilgi veya fikir paylaşımlarını ve tartışmalarını facebook ve benzeri sosyal ağlarda yapıyor. İhtiyaçlarının ise büyük bölümünü internete bağlanabilen cep telefonları ve bilgisayar gibi mecralar üzerinden gideriyorlar.
F Kuşağının Teme Özellikleri:
1- Yüzyüze iletişimden ziyade sosyal ağlardaki ilerişimi daha fazla tercih ediyorlar.
2- Medya tüketimleri önceki kuşaklardan çok farklı. Geleneksel mecralara tümüyle kapalı değiller elbette ancak mesafeli bir tavırları var. Örneğin Televizyon yayın akışlarını kabul etmiyor, internet üzerinden kendi yayın akışlarını yaratıyorlar.
3- Kesinlikle selülozik, yani fazlaca kağıt kullanan, bir kuşak değiller. Gazete ve dergilere yabancı değiller ama yakında sayılmazlar.
4- Çabuk sıkılan bir yapıya sahipler. İnternet’in inanılmaz hızı bile çoğu zaman onları kesmiyor. Biraz fazla bekletildikleri anda başka bir siteye adeta ışınlanıyorlar.
5- Reklamların ne dediğinden çok nasıl söylediği ile ilgileniyorlar. Onları eğlendiren ve konuya dahil eden markalara karşı algı seviyeleri daha yüksek. Markalar hakkındaki bilgilerini ise arkadaşlarından veya internetten ediniyorlar.
6- Cep telefonu temel bir tüketim maddesi gibi. Gittikleri her yere onu da yanlarında götürüyorlar. Bütçelerinin önemli bir kısmı mobil iletişime ayrılmış durumda.
7- Bu kuşak için en mantıklı iletişim seçeneği anında mesajlaşma (instant messaging)
8- İnternetin sayısısz seçeneği sayesinde ilgi alanları da oldukça geniş. Futbol en son vizyon filmleri dışında, alternatif müzik, grafiti, anime gibi niş konularada ilgi duyuyorlar.
Teknoloji Konusu
Teknoloji ürünlerini satın almak özellikle genç erkekler açısından”heyecan verici” bulunuyor. Erkekler arasında yeni teknolojilere herkesten önce sahip olma merakına sahip olanların oranı %14.
Gençlerin %29′u haftada ortalama 1-5 saatini, %19′u 6-11 saatini, %25′i 11-25 saatini, %13′ü 25-40 saatini internette geçiriyor. %13′ü ise 40 saatten fazla…
Gençler online oldukları süre boyunca %92′si arkadaşları ile mailleşerek, %82′si MSN Messenger üzerinden iletişim kurarak, %76′sı Facebook, MySpace, Twitter, Friendfeed, ve benzeri sosyal ağlarda sosyalleşerek zaman geçiriyor. Gençlerin %5′i bu hizmetleri cep telefonları üzerinden kullanırken, %86′sı güncel haberleri internetten takip ediyor.
Bu iletişim araçlarının hangi konular için kullanıldığı konusu ele alındığında ise şaşırtıcı sonuçlar ortaya çıkıyor. Örneğin genç kadınlar açısından dedikodu genellikle araştırma listelerine girmese de genç kadınların cep telefonunu daha çok dedikodu için kullandıkları özellerine göz atıldığında ortaya çıkan sonuçlar arasında. Genç kadınlar arasında cep telefonunun dedikodu için kullanılma yüzde %56.
İlköğretim sonuna kadar aile bir yaşam tutunma sebebi olarak görülüyor. Çocuklar için aile hep orda var. Onlar için koruyan kollayan ve yarınlarını planlatan bir kurum.
Lise döneminde aile arkadaşlara göre biraz daha ikinci planda kalıyor. üniversiteye hazırlık dönemi için maddi destek kurumu ve “aileye yaraşır insan olma” fikrinin sağlayıcıları olarak görülüyor.
Üniversite döneminde özgürleşme ve bireyseleşme çabaları ile aileden iyice uzaklaşılıyor. Bu noktada aile bakımı ve eğitimi sağlayan kurum olarak algılanıyor. Bu nedenle aile ile ilişkiler daha çok çıkar ilişkisi üzerine kurulmuş oluyor.
Anne: Arkadaş gibi, tolerans limiti sınırsız, herşeye rağmen yanında, gizli otorite
Baba: Otorite figürü ama kolay kandırılabilen, istediklerini kolay yaptırabildikleri, kariyer alanında örnek teşkil eden figür.
Popüler Kültüre İlgileri Nasıl?
Popüler kültür ve bu kütlürün ürünleri gençlerin kendi yarattıkları hızlı tüketim trendlerinin kurbanı. Gençlerin hayatında oldukça hızlı bir popülarite kaybı yaşayabiliyor. Birçok genç önceleri ait oldukları bu kültürün öğelerini zaman içinde kabul görmeyeceğini düşünerek kendine göre geliştiriyor ve esas meselenin kendi kültürünü kendi yaratmak veya tasarlamak olduğunu görüyor. Görünen şu ki gençler popüler kültürün kullanıcısı değil yaratıcısı olmayı tercih ediyor.
Kişisel Değerler
- Bireysellşmek
- Kendisi olmak
- Güçlü bir karakter sahibi olmak
- Özgür olmak
- Kendi kimliğini yaratmak
Vazgeçemedikleri
- Kendi kararlarını verebilme özgürlüğü
- Kendini yaratabilme. Fotoğraf ve tasarım gençlerin hobileri arasında. bu alanlar gençlerin kendilerini gerçekleştirebildikleri alanlar olarak öne çıkıyor.
- Teknoloji. Gençler açısından teknolojik aletler sadece birer araç değil gündelik hayatlarının vazgeçilmez tükerim ürünleri arasında.
Gençler özgün tasarıma sahip olan sadeliği ve şıklığı bir arada sunan aynı zamanda rahatlık ve konfor sağllayan şeylere özeniyorlar. Markalar arasında Apple ve Converse ön plana çıkarken, blog yazarlığı ise ayrı bir trend olarak öne çıkıyor.
İşte ana hatlarıyla F kuşağı budur. Pazarlama stratejilerinin yeni çağa ve yeni trendlere uygun olarak geliştirilmesi için bu tüketici kitlesinin tanınması ve özelliklerinin bilinmesi önemli temel taşlarıdır. Bu yazıyı hazırlarken özellikle yararlandığımız MediaCat dergisine Allame-i Blog ekibi olarak çok teşekkür ederiz.
Augmented Reality – (Çoğaltılmış Gerçeklik) ile Reklam
6 Kas
Yepyeni Bir Sistem:
Teknolojinin hızla ilerlediği günümüzde Agumented Reality yani Çoğaltılmış Gerçeklik sistemi artık reklamcılık dünyasında da kullanılmaya başladı. Mini Cooper’ın bu sistemle oluşturduğu reklamlarından bir örnek http://www.youtube.com/watch?v=f6IWON_14Pw adresinden izlenebilir.
Peki Nedir Bu?
Agumented Reality, sanal gerçeklikten farklı olarak bizlerin gerçek olarak algıladığı dünyanın üzerine yazılım tabanı kullanılarak bazı eklemelerin yapılmasıdır. Örneğin belirli yazılımlarla bağdaşık çalışan donanımlar kullanılarak aslında orada olmayan bir nesnenin varmış gibi görünmesini sağlamaktır.
Temelleri 90 larda bir Boing çalışanı olan Thomas Caudell tarafından atılan bu sistem bilgisayar tabanlı verilerle gerçek dünyayı bağdaştıran, 3 boyutlu grafik ve nesnelerin gerçek hayat içine entegra olmasını sağlayan bir sistemdir. Gelişmiş uygulamalar Hareket takipçileri (Motion Tracking) verilerini ve nokta tanımlayıcıları da kullanır ve pekçok sensör ve ilerleyici kullanmaktadır.
Önceleri askeri sistemler ve acil durum sistemlerinde kullanılan bu sistem artık reklam kampanyalarında da kullanılmaya başladı.
Yukarıdaki örnekte de görüldüğü gibi 3D bir Mini Cooper kullanıcılara verilen özel bir kağıt üzerine kodlanmış ve bunu decode edecek olan sistemin bünyesinde bulunduğu siteye kullanıcılar yönlendirilmiştir.
Bu sitede kullanıcılar web kameralarını kullanarak bu özel kağıdı decode edip ekranlarında 3D bir Mini Cooper’i o özel sayfanın üzerinde görebilmektedirler. Kağıdı dödürerek miniyi istedikleri açıdan istedikleri yakınlık ve uzaklıktan görüp inceleyebilmektedirler.
İnternette pek çok farklı örneği bulunan bu teknolojinin reklam sektöründe de görünmesi insanı gerçekten heycanlandııyor
Bununla ilgili yatırımların ülkemizde de yapılmaya başlandığı gelen haberler arasında. Umarım en kısa zamanda bizim ajanslarımız ve reklamverenlerimizden de bu teknoloji ile yapılmış reklamlar görürüz.

Tabii her pazarlama metodunda olduğu gibi bu aracı doğru ve verimli kullanmak belirli kurallara titizlikle uyulmasını gerektiriyor.

